9 Kasım 2015 Pazartesi

yabancı*

 Bazı insanlara karşı kendinizi asla tam olarak ifade edemezsiniz. Hele işin içine duygularınız giriyorsa. Ağzınızdan çıkan tüm kelimeler çıkış anından itibaren artık sizin birer düşmanınızdır. Çünkü kelimelerinize karşılık gelecek olan cümlenin yüreğinizi nasıl yakacağını gayet iyi bilirsiniz. Ama asla konuşmamak için çaba sarf etmezsiniz. Bilirsiniz ki susmak,konuşmaktan daha zor bir eylemdir.
 Tebrikler! Artık siz de kendinizden şüphe duymaya başlayabilirsiniz. Yaptıklarınız için pişmanlık duymaya, hissettiğiniz duygular için kendinize kızmaya ve esas kin tutulacak insana toz konduramadığınıza küfredebilirsiniz.
  Kalp asla sevgisine karşılık bulamayacağını anladığında susmayı bilseydi belki böyle titremezdi içiniz.Karşınızda ki sözleriyle sizi vurmak yerine apaçık ana avrat küfretseydi daha az yanardı belki de yüreğiniz.
 Bu gece belki de acı çekmenin yüce gönüllülük olduğunu anlamalıyızdır. Sevdanın içine mutluluk tutamı kadar acı tutamı da kattıklarını. Yüreğin genelde acı çekmek için çarptığını. Dudakların genelde birilerine mutluluk öpücükleri kondurmak yerine kurşun gibi delip geçtiğini de öğrenmeliyizdir. Asla kalbini ezdirmemeyi gerekirse eline isyan bayrağını alıp dikilip karşısına bu benim kalbim dememiz gerektiğini de anlamışızdır.
 Belki de en önemlisi bu gece yüreğin sendeleyerek atışına aşık olmanın değil de bir insana yüreğini feda etmenin sebep olduğunu öğrenmişizdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme